Aynı web sitesine neden çok farklı teklifler geliyor?

Oğuz Yılmaz

Üç ajanstan teklif alırsınız, biri diğerinin birkaç katıdır ve kimse sebebini anlatmaz. Aradaki fark genelde kâr marjı değil kapsam farkıdır — çünkü "web sitesi" tek bir ürün değildir. Fiyatı belirleyen altı değişken, teklifleri karşılaştırılabilir hale getirmenin yolu ve ucuz teklifin maliyetinin nerede çıktığı.

Kısa cevap: çünkü "web sitesi" tek bir ürün değil. Aynı cümleden üç ajans üç farklı iş anlar, üçü de kendi anladığı işi fiyatlar ve size karşılaştırılamaz üç sayı gelir.

Aradaki fark genellikle kâr marjı değildir. Kapsam farkıdır — ve kapsam brief'te yazmadığı için herkes kendi varsayımıyla hesap yapar.

"Beş sayfalık kurumsal site" ne demek?

Bu cümleyi üç yere gönderdiğinizde şunlar olur:

Birincisi hazır bir tema satın alır, logonuzu ve metinlerinizi yerleştirir, birkaç günde teslim eder. İkincisi tasarımı sıfırdan kurar, her bölümü sizin içeriğinize göre çizer, üç hafta çalışır. Üçüncüsü bunların üstüne metinleri de yazar, fotoğrafları da çeker, arama motoru altyapısını da kurar.

Üçü de doğru iş yapmıştır. Üçü de "beş sayfalık kurumsal site" teslim etmiştir. Ve üçünün fiyatı birbirine hiç benzemez.

Sayfa sayısı, fiyatı belirleyen değişkenlerin en zayıfıdır. Asıl belirleyiciler şunlardır.

Fiyatı belirleyen altı değişken

1. Tasarım nereden geliyor? Hazır tema mı, özelleştirilmiş tema mı, sıfırdan tasarım mı? Aradaki fark saat cinsindendir ve en büyük kalem genelde budur.

2. İçerik kimde? Metinleri kim yazacak, fotoğrafları kim çekecek? Bu, tekliflerde en sık atlanan ve iş başladıktan sonra en çok tartışma yaratan kalemdir. "İçerikleri siz göndereceksiniz" varsayımıyla verilmiş bir fiyat, içerik üretimini de kapsayan bir fiyattan doğal olarak düşüktür — ve o içerikleri yazmak sizin işiniz olarak geri döner.

3. Site ne yapacak? Bilgi veren bir site, form toplayan bir site, üyelik tutan bir site ve ödeme alan bir site birbirinden tamamen farklı işlerdir. Buna bir de "mevcut sistemimizle konuşsun" cümlesi eklenirse — muhasebe programı, stok sistemi, CRM — iş bir web sitesi projesi olmaktan çıkıp yazılım projesine döner.

4. Siz güncelleyebilecek misiniz? Metni kendiniz değiştirebileceğiniz bir yönetim paneli, kurulması gereken ayrı bir katmandır. "Nasılsa sonra sizden isteriz" demek ilk faturayı düşürür, sonraki iki yılın faturasını yükseltir.

5. Performans ve bulunabilirlik dahil mi? Sayfa hızı, mobil davranış, teknik SEO altyapısı, ölçüm kurulumu. Bunlar sonradan eklenen süsler değil, baştan kurulması gereken temellerdir. Sonradan eklemek her zaman daha pahalıdır.

6. Yayına aldıktan sonra ne oluyor? Sunucu, güvenlik güncellemeleri, yedekleme, arıza durumunda kimin telefonu çalıyor? Teklifte bu satır yoksa, iş teslim gününde bitiyor demektir.

Teklifleri karşılaştırılabilir hale getirmek

Üç farklı teklifi yan yana koyup en düşüğü seçmek, aslında en dar kapsamı seçmektir. Bunu önlemenin yolu basit: herkese aynı brief'i verin. Aynı soruya cevap vermeyen teklifler karşılaştırılamaz.

Brief'i nasıl kuracağınızı ayrı bir yazıda ele almıştık; web projesi için oradaki maddelerin üstüne şu üç soruyu her teklife ayrıca sorun:

  • İçerik kimde? Metin ve görsel üretimi fiyata dahil mi, değil mi?
  • Yayın sonrası kimde? Bakım, güncelleme ve arıza müdahalesi hangi koşullarla?
  • Sahiplik kimde? Alan adı kimin adına kayıtlı olacak, sunucu erişimi kimde duracak, siteyi yarın başka bir yere taşımak isterseniz taşıyabilecek misiniz?

Üçüncüsü en az sorulan ve en pahalıya patlayan sorudur.

Ucuz teklifin maliyeti nerede çıkar

Düşük teklif, çoğu zaman kötü niyetin değil dar kapsamın sonucudur. Maliyet üç yerde geri gelir.

Yayın sonrası sahipsizlik. Site açılır, üç ay sonra bir eklenti güncellemesi bozar, arayacak kimse yoktur. Küçük bir arıza, sıfırdan yapılan bir işe dönüşür.

Sahiplik ve erişim problemi. Alan adı sizin adınıza değil, yapan kişinin hesabına kayıtlıdır. Yollar ayrıldığında sitenizi devralamazsınız. Bu, teknik değil hukuki bir problemdir ve sonradan çözmesi en zor olanıdır.

Devredilemezlik. Kimsenin anlamadığı bir yapıda kurulmuş site, bir sonraki ekibin "baştan yapalım" demesiyle sonuçlanır. İlk yatırım tamamen silinir.

Ama bazen ucuz teklif doğru cevaptır

Bunu da söylemek gerekiyor.

Yeni kurulmuş, iş fikrini henüz doğrulamamış bir girişimin sıfırdan tasarlanmış bir siteye ihtiyacı yoktur. Tek sayfalık, hızlı, doğru bilgiyi veren bir site yeterlidir — ve aradaki farkı reklama ya da ürüne koymak neredeyse her zaman daha akıllıcadır.

Aynı şekilde, müşterisi tamamen tavsiyeyle gelen yerel bir işletme için site bir vitrindir, satış kanalı değil. Vitrine satış kanalı bütçesi ayırmak gerekmez.

Kural şu: sitenin işi neyse, yatırım o işe göre ölçeklenir. Site sizin için satış yapacaksa yatırım yerindedir; sadece varlığınızı doğruluyorsa abartmak gereksizdir.

Teklif isterken sorulacak yedi soru

  1. Tasarım hazır tema üzerinden mi, sıfırdan mı?
  2. Metin ve görsel içerik fiyata dahil mi?
  3. İçeriği ben güncelleyebilecek miyim, panel var mı?
  4. Sayfa hızı ve teknik SEO kurulumu kapsamda mı?
  5. Teslimden sonra bakım ve güvenlik kimde, hangi koşullarla?
  6. Alan adı ve sunucu kimin adına kayıtlı olacak?
  7. Bu iş bittiğinde başka bir ekip devralabilir mi?

Yedisine de yazılı cevap alırsanız, elinizdeki üç teklif ilk kez gerçekten karşılaştırılabilir hale gelir. Çoğu zaman en düşük fiyat da o noktada değişir.

Son olarak

Web sitesi teklifi, bir fiyat listesi değil bir kapsam belgesidir. Aradaki farkı anlamadan seçim yapmak, en ucuzu değil en eksiği seçmek anlamına gelir.

Kimle çalışacağınıza — kendi ekibinizle mi, freelancer'la mı, ajansla mı — henüz karar vermediyseniz, o soruyu ayrı bir yazıda ele almıştık.

Yukarıdaki yedi soruya bizim verdiğimiz cevapları merak ederseniz, siteyi kimin devralabileceği ve alan adının kimin adına kalacağı dahil, Çorlu web tasarım sayfasında açık yazılı.

Markanız için bu işi birlikte yapalım.

Teklif Al
Tüm yazılarSon güncelleme: 31.08.2026